|
Toprakta yaşayan filoksera zararlısı asma köklerini emerek beslenir. Emme noktalarında oluşan çengel şeklindeki urlar 1-2 ay içerisinde çürür ve zehirli bir madde salgılar. Zararlı buradan yeni köklere geçerek canlılığını sürdürür. Kökleri gittikçe zarar gören asmanın gelişmesi yavaşlayarak durur, verimde zamanla azalır. Yerli asmalardaki filoksera zararı, asmaların zayıflaması, verimden düşmesi, yaprakların küçülmesi, boğum aralarının kısalması ve genel bir sarılık şeklinde ortaya çıkar. Bu gibi asmalar ilkbaharda erken uyanır ve ürünlerini silker. Yapraklar yaz sonlarına doğru kurur. Şiddetli zarar durumunda 3-10 yıl içinde asmalar kurur. İşte bu zararlıya karşı Amerikan asma anaçları dayanıklı olmaları sebebiyle günümüzde modern bağcılıkta kullanılmaktadırlar.
Asmaların verimi ve ürünün olgunlaşması üzerine doğrudan etkili olmaları nedeniyle uygun anaç seçimi ile ilgili çalışmalar, modern bağcılığın temel çalışmaları arasında yer alır. Ancak her çeşit ile her anaç iyi uyum göstermeyip anaç seçiminde aşağıdaki hususlar dikkatle incelenmelidir,
a) Toprak-anaç ilişkileri (adaptasyon),
b) Anaç-kalem ilişkileri (affinite),
c) Filoksera-anaç ilişkisi (Filokseraya dayanım),
d) Nematod-anaç ilişkisi (nematoda dayanım),
e) Diğer faktörler (dalların odunlaşması, çeşitlerin köklenme yeteneği, kalemin verimi üzerine etkileri, anacın gelişme kuvveti)
Anaç olarak kullanılan asma türleri (Vitis ssp) doğal halde dünyanın çeşitli yerlerinde yetişmektedir. Bumlar filokseraya dayanıklı olduğu halde bazı özellikleri nedeni ile pek azı safkan olarak anaç olabilirler. Çoğunlukla bunların melezleri anaç olarak kullanılır. Bu gün dünyanın filoksera ile bulaşık olan her yerinde modern veya yeni bağcılık yapılır. Bunun için anaçlardan asmanın filokseraya dayanıklı kökleri oluşturulur. Bunun üzerine istenen üzüm çeşidi aşılanır. Anaçların özellikleri farklı olduğundan anaç seçiminde dikkatli olunmalıdır. Farklı iklim ve toprak tipleri için, yöreye ve çeşide uyacak anaç seçilmelidir. Her anaç her toprakta iyi sonuç vermez, ancak her toprak için uygun bir anaç bulunabilir. Yandaki tabloda dünyada yaygın kullanılan anaçların farklı toprak tiplerine adaptasyon yeteneği ve bazı genel özellikleri belirtilmiştir. Bu tablodaki değerler kullanılarak toprağımıza uygun olan anacı seçmemiz mümkün olabilir ancak seçtiğimiz çeşit ile uyumu için iyi bir araştırma veya ön deneme yapmak gerekir. Kısaca bu Amerikan asma anaçları ve melezlerini inceleyelim;
Rupestris du lot:
Yurdumuzda en çok kullanılan safkan anaçtır. Sürgünleri dik olarak büyüdüğünden bazı yörelerde dik çubuk veya zerdali çubuğu olarak da tanımlanır. Kökleri dik büyür ve derine gider. Bu özelliği nedeni ile kuraklığa dayanır ve derin olan çakıllı, meyilli kır-kır-taban topraklarda diğer anaçlardan iyi gelişir. Yerli üzüm çeşitlerinin çoğu ile iyi uyuşur. Kolay köklenir, aşı tutması iyidir. Köklü ve aşılı köklü fidan üretiminde verimi yüksektir.
Kuvvetli bir anaç olduğundan nemli ve taban topraklarda silkmeye yol açar. Yüzlek ve nemli topraklarda iyi sonuç vermez. Verimliliği ortadır. Fazla dip sürgünü vermeye ve seyrek salkıma meyillidir. Aynı zamanda bulaşık soysuzlaşma gibi virüs hastalıklarına duyarlıdır.
Berlandieri x Rupestris melezleri:
Bu grubun anaçları kurağa çok, kirece orta derecede dayanıklıdırlar. Adaptasyonları iyidir. Rupestris melezleri olduklarından dik büyürler, kök yapıları kuvvetlidir. Bu grubun anaçlarından 99 R ve 110 R birbirine çok benzer. 110 R nemli topraklarda iyi geliştiği gibi kurağa da 99 R den daha dayanıklıdır. İkisi de kolay aşıya gelirler. Meyilli ve kır-taban, çakıllı topraklarda 99 R tercih edilmelidir. 110 nin köklenme ve aşı tutması 99 R den daha zayıftır.
Bu grubun anaçlarından Paulsen 1103 ve Paulsen 1045 de kuraklığa dayanıklıdır. P 1103 killi ve nemli topraklarda iyi geliştiği gibi tuzluluğa da dayanıklıdır. P 1045 ise kumlu, killi ve hafif kireçli topraklar için uygundur. Diğer bir Berlandieri x Rupestris melezi Ruggeri 140 tır. Bu anaç kurağa çok fazla dayanıklı olduğu gibi %70 toplam kirece dayanabilir. Verimlilik kapasitesi yüksektir. Bu özellikleri 41 B ye üstünlük gösterir. Kuvvetli bir anaç olduğundan sökülen bağların yenilenmesinde ve yorgun topraklara bağ tesisinde tercih edilir.
Berlandieri xRiparia melezleri:
Bu gruba giren anaçlar orta ve yüzlek köklüdür. Bu yüzden orta kuvvetli anaçlardır. Kirece de orta derecede dayanıklıdırlar. Serin ve yağışlı bölgeler için uygundurlar. Bunlardan 5 BB nemli(yandaki resim), killi- tınlı topraklarda iyi gelişir. Kurağa ve sıcağa dayanıklı değildir. Erkenci bir anaçtır ve sürgünleri çabuk odunlaşır. Marmara ve Trakya Bölgesinde çok kullanılır. Özellikle sulanan ve erken ürüne yatması istenen bölgeler için çok ideal olup son yıllarda örtü altı bağcılığındada çok fazla oranda tercih edilmektedir.SO4 anacı 5 BB den seçilmiştir. Yaş ve ağır topraklarda iyi gelişebilir. Kök ur nematodlarına dayanıklıdır. Bol ve düzenli ürün sağlar. Grubun bir başka anacı olan 420 A kuvvetli bir anaçtır ve vejetasyon süresi uzundur. Yüzlek ve orta derinlikte kök oluşturur. Killi- kireçli ve killi çakıllı topraklarda iyi gelişir. Aşıya gelmesi iyi aşı tutması zayıftır. Aşıları ilk yıllarda zayıf gelişir. Bazı üzüm çeşitleri ile (Alphons, Royal, Çavuş) aşı tutması iyi değildir. Gruba dahil anaçlardan 5 C ve 8 B nin özellikleri daha çok 5 BB ye benzer.
Vinifera x Berlandieri melezleri:
Bu grubun bilinen ve en yaygın anacı 41 B dir. Kirece dayanıklılığı % 60 a kadar çıkar. Kökleri kalın ve kuvvetlidir. Bu yüzden kurak ve sıcağa dayanıklıdır. Alt kısmı fazla nemli olmayan kireçli veya kireçsiz, derin veya yüzlek topraklarda iyi gelişir. Aşıları ilk yıllar zayıf gelişir. Yerli çeşitlerimizle uyuşması ve aşı tutması iyidir. Ancak köklenmesi zayıftır. Riparia x Rupestris 44-53 te Cardifolia kanı da vardır. Kurağa dayanıklıdır. Soğuk ve nemli yerlerde iyi sonuç vermez, kirece dayanıklı değildir. Mineralmadde noksanlıklarına duyarlıdır.
Diğer anaçlar:
Kök-ur nematodlarının zararını önlemenin en uygun ve pratik yolu, filokserada olduğu gibi dayanıklı anaç kullanmaktur. Bunlar Harmony, Ramsey, Dodridge,1613, 1616 ve SO4 tür. Bunlar aynı zamanda filokserayada dayanıklıdır. Ancak toprak tiplerine ve çeşitlere uyumu farklı farklıdır. Bu nendenle değişik ekolojilerde denendikten sonra kullanılması gerekir. Ancak bu anaçlar virüs taşıyıcısı olan kamalı nematoda(Xiphinema Index) dayanıklı değildir.
Asma Anaçları ile İlgili Ayrıntılı Bilgi ve Resimler Genel Bağcılık CD sinde Mevcuttur
|